Garry Landreth: “Kuşlar uçar, balıklar yüzer, çocuklar oyun oynar.”
OYUN TERAPİSİ
Oyun terapisi, çeşitli oyun ve oyuncaklar ile oynanarak çocukların kendilerini ve ihtiyaçlarını ifade edebilmelerini sağlayan “mikro yaşam” felsefesine dayanarak başa çıkma becerilerini geliştiren bir terapi tekniğidir. Özel olarak seçilmiş oyun ve oyuncakların olduğu bir odada ve uzman bir terapist eşliğinde 2- 12 yaş aralığında bulunan çocuklara uygulanabilmektedir.
Oyun terapisinin özünde, oyunun çocuğun kendini ifade etmesinin doğal bir yolu olduğu gerçeği yatar. Bir yetişkin yaşadığı sorunları nasıl konuşarak anlatıyorsa çocuk da oyun oynayarak, oyuncaklarla kendini ifade eder.
Oyun terapisi, oyunun gücünden faydalanarak çocuğa kendi dünyasını, sorun yaşadığı davranış ve düşünce yapılarını, duygularını, bilişsel ve sosyal becerilerini rahatlıkla yansıtabileceği güvenli bir ortam sağlamaktadır. Çocuk duygusal bir rahatlamaya kavuştuğunda kendi olma, kendi kararlarını verebilme, psikolojik olgunlaşma gücünü hissetmeye başlar ve sorunların üstesinden gelmeyi öğrenir.
Neden Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (Child-Centered Play Therapy)?
Her insan kendisini tam olarak gerçekleştirebilmek için güçlü bir istek duyar. Bu istek, büyüme, bağımsızlık kazanma ve kendi yönünü tayin etmeyi kapsar. Bu bütünlüğe ulaşmak için uygun bir zemine duyulan ihtiyaç ve arayış bir ömür sürer. Çünkü büyüme dinamik bir süreçtir. Eğer bu süreçte bireyin temel gereksinimlerinin tatmini doğrudan sağlanmazsa veya ketlenirse birey kendilik algısından uzaklaşıp ‘uyumsuz’ olarak adlandırılan davranışlarda bulunur. Yani kendi içinde kim olduğu ve içindeki kendiliği nasıl yansıttığı arasında çatışma yaşanır. İşte bu noktada Çocuk Merkezli Oyun Terapisi çocuğa sunulan işlevsel bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Çocuğun oyun yoluyla tepkilerini dışarı aktarmasıyla olumsuz duygular açığa çıkar ; çocuk bunlarla yüzleşir , bunları kendi başına denetlemeyi öğrenir ve bunlardan uzaklaşır.
İthaka Psikoterapi Merkezimizde uyguladığımız çocuk merkezli oyun terapisiyle çocuklarda var olan travma, depresyon, korku, kaygı bozuklukları ve takıntılar, cinsel istismar öyküsü, boşanma veya yas (matem), sürekli olan agresif davranış, dikkat eksikliği ve hiperaktivite, alt ıslatma, şiddete maruz kalma, uyku ve yeme problemleri, motor, bilişsel ve dil (konuşma) becerilerinin gelişimi, özgüven eksikliği, sınır koyma gibi sosyal becerilerde yaşanan güçlükler vb birçok konuda destek verilmektedir.
Terapi süreci sonlandığında, çocukların yaşadıkları duygusal ve davranışsal sıkıntıların ortadan kalkması ve sağlıklı bir şekilde gelişimlerine devam etmeleri amaçlanmaktadır.